Bizler Türk'üz!
Van'da
PKK'ya Geçit Vermeyen Kırgız Türklerini Üzen Sözler: Rus Musunuz Gavur Mu?
Van'ın Erciş
ilçesine bağlı Ulupamir köyünde yaşayan ve PKK'ya geçit vermeyen Kırgız
Türkleri "Siz Rus musunuz gavur musunuz?" sorularına içerliyorlar.
Kırgız Türklerinin yaşadığı Van'ın Erciş ilçesine bağlı Ulupamir köyü, terör
örgütü PKK'ya karşı
verdiği mücadeleyle sık sık gündeme geliyor. Son olarak geçen hafta Nazım Taşkent PKK'nın hain pususunda şehit
oldu. 10 yılda dördüncü şehidini veren köyde yaşayanlar, 'huzurlu bir hayat'
için Afganistan'dan Türkiye'ye göç etmişler. 100
yıl önce Rusya'daki
devrimden sonra Çin'e,
oradan da Afganistan'a göç
etmişler. Huzur ararken terörle karşılaşan köyün üç
jenerasyon sakinleriyle Hürriyet gazetesinden Zeynep Bilgehan konuştu.
Van'ın Erciş ilçesine bağlı Ulupamir köyüne
gidiyoruz. Yolda kartpostallardaki gibi görüntüler var. Ancak sakinleri için bu
köye erişmek bizimki gibi keyifli olmamış. Ulupamir köyünün tarihi 100 yıl
öncesinden başlıyor.
RUSYA, ÇİN VE AFGANİSTAN
Rusya'daki devrimden sonra bölgedeki Kırgız Türkleri önce Çin'e, oradan Afganistan'ın Pamir Dağları'na
gelmişler. Afgan savaşından hemen önce, 1978'de 35-40 hanelik bir grup yeniden
yollara düşmüş. Afganistan'dan Pakistan'a geçmişler. Dört yıl Pakistan'da kaldıktan sonra ABD ve Türkiye'ye
sığınma başvurusunda bulunmuşlar. 1982'de dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in girişimiyle Türkiye'ye getirilmişler.
İklimlerine en uygun yer olduğu için Van'ın Erciş ilçesine bağlı köye yerleştirilmişler.
Köyün ismi de geldikleri yer olan 'Pamir'den esinlenilerek 'Ulupamir' adını
almış. Fakat huzurları uzun sürmedi. Bölgede
terörün başlamasıyla Kırgız Türklerinin geçim kaynağı 'terörle mücadele' oldu.
Koruculuk yapmaya başlayan köy 2006'dan beri 4 şehit verdi. En son geçen hafta
terör örgütü PKK'nın kurduğu pusuyla şehit Nazım Taşkent, son bir yılda köyün verdiği ikinci şehitti.
ŞEHRE
GİDENLER DÖNÜYOR
Ulupamir'in
nüfusu 3 bine yakın. Devamlı ikâmet edenlerin sayısı 1700. Muhtar Eyüphan Koşar
(36) köyde doğup büyüyen ilk nesilden. Bize şunları anlatıyor: "İlk
geldiğimizde Kürtler kimdir, terör nedir bilmiyorduk. Terör başlayınca
devletimize ve bayrağımıza sahip çıkacağız diyerek silahlandık. Devlet bize sahip
çıktı, biz de yanında olduk. Örgütün de gözüne battık. İlk şehidimizi 2006'da
verdik. Ancak bu bizi hırslandırdı. Şehre göç etmiş gençler geri geliyor.
Temmuz'dan beri 80 aile döndü."
BURADA
YAŞAMAK KADER
Koşar,
bu topraklarda yaşamayı görev değil kader olarak gördüklerini söylüyor:
"Buradan kopamayışımızın en büyük sebebi bu aile. Ulupamir 100 yıldır
beraber. Bugün 450 haneyiz. Ayrı olunca hiçbir şeyin tadı olmuyor. Buradaki en
büyük zenginliğimiz köyde beraber olmamız. Tabii terör olmasa burada yaylalarda
hayvancılığın en güzelini yapabilirdik. Eminim bu köy Batı'da bir yerde olsaydı
muazzam gelişme olurdu."
GENÇLERİN
VATANI BURASI
Hem Afganistan'daki
Pamir'i hem de Türkiye'deki
Ulupamir'i bilen köyün eskilerinden biri Egemberi Korkmaz (66). Türkiye'ye geldiğinde 26
yaşında olan Korkmaz, yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "Pamir'de geçimimiz
iyiydi ama koşullar zordu. 1982'de Türkiye'ye
geldik. 'İnşallah burası Afganistan gibi olmaz' diyerek yerleştik. Sonra
terör belası çıktı. Bize saldırdılar. Şehitler verdik. Ama her şey Allah'tan.
Önceden 'Gelmese miydik' diye pişman olurduk ama gençler böyle düşünmüyor.
Burada doğdu ve büyüdüler. Onların vatanı burası."
YÜZDE
99 EĞİTİM
Korkmaz'ın bu söylediğine bizzat tanıklık edebiliyoruz...
Ziyaret ettiğimiz köy okulunda bütün sınıflar dolu. Köyün okullulaşma oranı
yüzde 99. Anadilleri Kırgızca olan çocuklar Türkçeden sonra İngilizce'yi de
kolaylıkla öğreniyor. İl ve ilçe çapındaki sınavlarda başarı oranları yüksek.
Okula kimi zaman servisle kimi zaman at üstünde geliyorlar. Sınıfta "Ne
olmak istiyorsunuz" diye sorunca kızlar "Doktor, öğretmen veya
veteriner" diyor. Erkeklerinse tamamı asker veya polis olmak istiyor.
KÜLTÜRÜ
İÇİN DÖNDÜ
Kenan Aytaç (34), İstanbul'dan
köyüne geri dönenlerden. Nedenini şöyle anlatıyor: "Son tatile geldiğimde
kültürel erozyonlar olduğunu gördüm. Kürtçe konuşmaya başlayanlar vardı.
Gençler bir düğünde Şemmame oynuyordu. Buradaki varlığımızı sürdürmemiz
gerekiyor." Grafiker olan Aytaç, köyde açtığı atölyede Kırgız kültüründen
esinlenerek eşya üretiyor.
"RUS
MUSUNUZ, GÂVUR MUSUNUZ?"
Orun
Gülbey (50) ve Tolun İrfan (43) kız kardeşler, büyük göçten hatırladıklarını
şöyle anlatıyor: "Dağları aştık. Azık yaptık. Bize 'Taşlık yerden yürüyün
de Rus uçakları gelirse öldürürler' diyorlardı. Çoğumuz yürüyerek geldik. Çok
zordu." Peki burada hayat nasıl? Tolun İrfan bu soruya şu yanıtı verdi:
"Burada da zor. Başlarda çok yadırgandık. Bize 'Siz Rus
musunuz, gâvur musunuz?' diyorlardı." (Kaynak: Hürriyet)





Hiç yorum yok